vallahi salı geldi çattı. yarın ilk iş günüm. sakin ama bi o kadar da dolu dolu ve iyi geçmesini kendi adıma temenni etmekteyim şuan. bu seneyi düşünüyorum. değişik tecrübelere ev sahibi olucağım çok belli.. mesela benim canım sevgilim bu sene askere gidicek. sonra iş ve okul hayatını beraber yürütme çabalarım nasıl sonuçlanacak merak içindeyim. herşeyin en iyi şekilde sonuçlanmasını umut ediyorum sayın seyirciler!
bugün sıcağın tam ortasında evet bildiğiniz öğlenin 3 ünde burcuyla buluştum. canı kahve istemiş. erimeyi göze alarak alsancağa vardık. ama yok böyle bir sıcak! gerçekten yok! hani asfalta yumurtayı çaksanız az da çırpsanız omlet olur yahu! bizimki söyledi kahvesini yaktı sigarasını.. önce bi kaç saniye boş boş baktı sonra o tınılı ses tonuyla emir buyurdu. "anlat!" 4 gündür görüşmedik ya, mazallah hayatımdaki en ufak bi ayrıntıyı kaçırıveririr falan nolur sonra! sıradaki sıcak gazileri aytunga ve sedattı. 4 kişi bir masada hiç mi konuşacak bişi bulamaz ve sürekli mi birbirine sarar yahu! "sen kilo mu aldın?, çirkinleştin abi sen?, canım sıkıldı, kalkalım." kurulan en uzun cümleler bunlar.. ama durumun kesinlikle dostluğumuzun içindeki uyumsuzlukla bir alakası yok! tek sorun vallahi de billahi de sıcak! işte sonunda bu hale de getiriyor insanı bu havalar.. mayışık, huysuz, isteksiz ve hatta uyumsuz bir insan olup çıkıyorsunuz..
saatler sonra ,hatta gece yarısına nerdeyse 1 saat kala desek daha yerinde olur, evime varabildim. annem kapı komşumuz ferhat teyzedeymiş. bizim komşular böyle.. ferhat teyzeler, tülin amcalar.. vallahi şaka yapmıyorum sayın seyirciler.. böyle garip bi apartmanda yaşıyoruz. küçükken kafam karışırdı hep! tülin diye bi kız vardı bizim sınıfta, bende o zaman ilkokuldayım.. e bakıorum tülin, bir kız çocuğu abi! ama 3. kattaki amcayada tülin amca diyoruz. çocukluğum bu çelişkinin içinde geçip gitti işte.. herşeyi geçtim Tülin amca hakketten olmamış ama ya! baktım çantada anahtar yok, mecbur ferhat teyzenin kapısı çalınacak, e bi de malumunuz bir çay içmezsem yandım! bu kadınlar gerçekten işlerini çok iyi biliyorlar.. akşamın hatta nerdeyse gecenin verdiği serinlikte çay demlenmiş. balkonda miss gibi fesleğen kokuyor. insan zaten o an "yok ben anahtarı alıp eve gideyim" diyemiyor bile.. hemen ince bellide bir çay da geliveriyor masaya.. konuşulan konu 6. kata taşınan yeni komşularımız.. ahh seyirci ahh seyirci.. komşuluk bitmiş yemin ediyorum.. pek kıymetli annem ve kankası ferhat teyze her gelen komşuya börekler, kekler yapıp mutlaka hoşgeldine giderler. sanki apartmanda bu görev onlara verilmiş gibi mutlaka bu işi itinayla birlikte hallederler. bu sabah yine hazırlanmış kekler çalmışlar yeni komşumuzun kapısını.. kapıyı sarı saçlı, bakımlı hoş bir hatun açmış. annem elindeki keki uzatarak "hoşgeldinizzz biz alt katınızda oturuyoruz, bi hoşgeldiniz diyelim" demiş tüm sevimliliğiyle.. ahh benim iyimser, saf annem.. bu cümleyi kurarken kimbilir içi nasıl inceden bir sevinç dolmuştur.. ancak yeni komşumuz pek te hayal ettikleri gibi çıkmamış.. keki alıp "şuan müsait değilim" diyip o cümlenin son hecesinin bitmesiyle beraber kapıyı bizimkilerin yüzüne kapatıvermiş.. annem ve ferhat teyzede anın yarattığı şok ile tıpış tıpış geri dönmüşler.. ferhat teyze çayından bi yudum daha almadan önce " hayattaaa gitmem bi daha o kadının evine ayyyy terbiyesizzzzz! yelloozzzzz!" diye sağlam bi sövdü ya kadına hani haksız da değil.. güldüğüm ama bi o kadar da düşündüğüm bu olay bana bi kez daha zamanın aslında gerçekten değiştiğini ve beraberinde bi çok şeyide alt üst ettiğini etkili bi şekilde gösterdi.
seyirci, malum yarın iş güç.. şans dileyin bana en güzelinden.. sonraki blogta görüşmek üzere esen kalın canlarım..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder