4 Şubat 2011 Cuma

''Dönüşüm muhteşem olacak'' dediysem affola seyirci, maalesef dönüşümün bi boka benzediği yok!

Merhabalar seyirci..
Uzun bir aradan sonra yeniden klavye başındayım. Günlüğüne ihanet etmiş ergen kızlar gibi ''yeeaa yazamadım işte günlüğüm, ama herşeyi anlatcam söz, mehmetten ayrıldım, hasanla çıktık ama yamuk yaptı ibne. sonra fatih yavşadı yüz vermedim ama mahmuta hastayım!'' tripleriyle ayrıntı veremicem. Ha çok merak eden olursa işi bıraktım, sade ve sadece okul hallerindeyim, asker yolu beklemekteyim ve lanet olası okulda bi dönemi daha geride bıraktım.

Bi zamanlar yazdığım blogları okudum yazmadan önce.. İnsanın hayatı aslında tahmin bile edemiceği kadar hızlı değişiyor. Girdiğimiz her yol bize farklı bir deneyim oluyor. Öğrendiklerimiz yanımıza kar kalıyor ama bi o kadar da fazla şey kaybediyoruz aslında! Ama inan artık bi sikimde değil birilerini kaybetmek seyirci! Onlar oturup ağlasınlar, onlar kaybetti çünkü! Oturup ''onları'' konuşup asablarımı bozamıcam şuan.

Okul hayatım çok boktan be seyirci! Erasmus yüzünden kalan bütün derslerimi bu dönem verdim ama hayvanımsı bir performans sergiledim. Takdir edin lan beni! Okul hayatımın kariyer kısmı bu aralar bok çukurunda resmen. Çalışıyor olmaktan gurur duyduğum kazımdan geçen hafta mail aldım. ''Bu sene çalışmayı talep ettiğiniz sektörde bi reaksiyon yok, çok istiyorsanız alakanız olmayan bi sektörde it gibi çalışabilirsiniz.'' demişler. Bu durumda amele gibi hiç anlamadığım bi alanda calısmak yerine çok sevdigim kazımdan vazgeçmeye karar verdim. Şimdi arayıştayım seyirci. Fellik fellik iş aramaktayım. Bende ülkemin işsizler yelpazesine sonunda katıldım yani!


Aylardır ''blog yaz artık, kafana sıçıcam'' diyen pek sevgili arkadaşım Canan'ın gönlü olsun diye bu akşam bir iki bişiler karalayayım dedim. Ancak İstanbuldayım, atmosferim performansımı iyi derecede yansıtıcak durumda değil. Bu bakımdan asıl yazacaklarımı İzmir' e saklıyorum seyirci. 


Ama en azından artık biliyorsunuz, ölmedim halen yaşıyorum. Kıçımın keyfi yüzünden yazmıyordum ama özlemişim. 40 yıllık blog yazarı değilim, her akşam '' lan millet bekler, kahvemi alayım da oturup yazayım'' diyemiyorum. Hatta, haşa bırak 40 yıllığı, ben blog yazarı bile değilim seyirci. Aman diyim komşular, yok öyle bi niyetimde! Bu ülkeye bi ''Pucca'' yeter. 

İzmirde buluşuruz yine seyirci. öptüm o zaman, ok, kib, bye!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder