7 Kasım 2011 Pazartesi

İyi ki doğdum.

ahh seneler.. neler yaşatıyorsun, neler kazandırıyorsun ve yanında da neleri alıp götürüyorsun seneler.. ahh zaman.. neler öğretiyorsun adama.. hem de öyle bir öğretiyorsun ki yeri geliyor tokadını ata ata yeri geliyor saçlarımı okşaya okşaya.. öyle şeyler yaşatıyorsun ki unutulmuyor bi yerlerde hatta en derin yerlerde izler bırakıyor. öyle şeyler yaşatıyorsun ki unutmaya mecbur bırakıyorsun insanı. unutmak tek çare oluyor.

bugün benim doğum günüm. yaş oldu 24. Ama hala 11 yaşındaki doğum günümü unutamadım mesela ben hiç. İzmir' e kar yağmıştı. İlkokul arkadaşlarım evin önüne "iyi ki doğdun özge" yazmışlardı. O gün işte derin derin nefes alıp "iyi ki doğmuşum be özge" demiştim kendime. Öyle bir sevinçti be seyirci. sonra 16. yaş günümde babam önüme 1 duble rakı koyup "şerefine kızım" demişti. Arkada Zeki Müren - Sen kimseyi sevemezsin çalıyordu. Ve ben o doğum günümden sonra her rakı içtiğimde o şarkıyı söyledim. 18. yaş günümde hayatımın erkeği dediğim adam 18 tane gül alıp beni benden almıştı. O zamanlar o adamda o güllerde gözümde ne büyüktü bi bilsen seyirci. 22. yaş günümü ülkemden, sevdiklerimden ayrı bambaşka bir dünya da bir barın en kirli köşesinde futbol maçı izleyerek geçirmiştim. Çok içmiştim o gece. Dünyanın en saçma insanı ben olmuştum yeminle.

Bugün 24. yaş günüm seyirci. bir kadeh rakı, 3-5 dost yetiyor artık. Bi de zeki müren- sen kimseyi sevemezsin çalsın, yeter. Daha ne isteyeyim.

İyi ki doğmuşum be seyirci. ohh iyi ki varım yeminle. bugün en güzel benim! bugün benim!! Bugün en tatlı benim..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder